Pazartesi , 23 Eylül 2019
Download Free FREE High-quality Joomla! Designs • Premium Joomla 3 Templates BIGtheme.net
Anasayfa / Editörden / KERKÜK KATLİAMI 60. YILDÖNÜMÜ ANISINA

KERKÜK KATLİAMI 60. YILDÖNÜMÜ ANISINA

KERKÜK KATLİAMI 60. YILDÖNÜMÜ ANISINA

DR. ŞEMSETTİN KÜZECİ

 

Irak’ta varlık mücadelesi veren Türkmenler, büyük bir oyunun kurbanı olmaktadırlar. Bin yıllık tarihe sahip olan Türkmenler, 1918 yılından beri asimilasyona karşı direnmektedirler. Osmanlının ardından İngiliz mandası, Kraliyet, Cumhuriyet, Baas Partisi, “Güvenlik Bölgesinde” Kürt yönetimleri ve dikta Saddam rejimleri Türkmenleri asimile etmeye, Türk varlığını silmeye çalışmıştır. Irak’ta şehadet şerbetini içen bu insanların tek günahları “Türk olmaktı. Çünkü Osmanlının son döneminde Avrupa coğrafyasından çekilen Türklerin artık Ortadoğu coğrafyasında da silinmeleri istenilmiştir.

Osmanlı’dan sonra Irak’ta Türk varlığını koruyan temel öğe millî şuurdur. Din, tarikat ya da mezhep farklılıkları ön plana çıkmamıştır. Tek etkin olan unsur milliyetçilik olmuştur. Türkmenler bu bedeli 100 yıldır ağır bir şekilde ödüyorlar ve ödemeye de devam edecek gibi gözüküyor.

Irak, Suriye ve İran başta olmak üzere Ortadoğu için hazırlanan 22 ülke haritası, yeniden dizaynı ve şekillendirme projeleri özellikle de Irak ve Suriye’deki Türkmenlerin varlığını tehlikeye sokmuştur. Irak ve Suriye’de yıllardır sahipsiz kalan Türkmenler, Atatürk’ten sonra yeterince ilgi görmemişler. Türkiye tarafından adeta bir üvey evlat muamelesi görmüşler şeklinde Türkmenler tarafından değerlendiriliyor.

ABD’nin Irak’ı işgali sonucu Irak’ta derin bir nefes alma hayalini kuran Türkmenler, tam tersine daha da zarar gördüler. Bölgede güçlü devletlerin sinsi oyunlarının hedefi oldular. Tarih boyunca bu topraklarda kardeşçe yaşayan Arap, Kürt, Türkmen ve Hıristiyanlar bugün birbirine kan kusturuyorlar. Batılarının kirli emelleri doğrultusunda satranç taşları gibi bir sağa bir sola kaydırılıyorlar, öne çıkmak tehlikeli ve geriye gitmek ise zaten ölüm demektir…

Bölgede Türk varlığı gün geçtikçe tehlikeye giriyor. Türkmenlerin silahlı mücadele imkânları kısıtlı, siyasî ve coğrafî konumları da elverişli olmadığı için bölgede sırtlarını dayadıkları ve güvendikleri tek ülke Türkiye’dir. Türkiye ise, bölgede gelişen gelişmeler karşısında politikasını, öncelikli olarak kendi menfaatlerini ve stratejisini ABD, İngiltere, İran ve Yahudi lobilerinin bölgedeki faaliyetleri doğrultusunda belirliyor. Bu bağlamda Türkmen politikası arka planda, zaman zaman tozlu raflara kaldırılıyor.

1991 yılından beri bölgede bir Kürt devleti projesi üzerinde plan yapan ABD, İsrail ve İngiltere, Türkiye’yi bu plana daha doğrusu bu projeye dâhil etmek istiyorlar. Bugün bu projenin son aşamasına gelindiği bir acı gerçek olsa bile, Türkiye müttefiklerini ikna edip onları bu sevdadan caydırmalıdır. Oysaki Türkiye “1 Mart Tezkeresi” ni kabul etseydi bugün yaşadığımız olayların hiçbiri yaşanmazdı belki de!.. Bunu da net olarak ABD’nin Irak’ı işgal eden komutanları tarafından ikide bir Türkmenlerin yüzüne vuruyorlar. Gidin sizi Türkiye başarsın…!

Türkiye’nin Irak politikasındaki stratejisi mezhebe veya etnik gruplara dayalı olmamalıdır. 2006-2008 yıllarında Türkiye’yi modeli olarak gören Irak’ın bütün icracı bakanlıkları, Türkiye’nin devlet sistemini benimseyerek Türkiye’ye akın ediyorlardı. Ancak 16 Ekim 2017 olaylarından sonra ikili ilişkilerde yakınlaşma vardır. Buna da en fazla sevinen Türkmenlerdir. O tarihten önce Irak, Türkiye’ye düşmanca davranmaktaydı. Hâlbuki bölgedeki savaş, Iraklıların savaşı değil; sanki ABD, İran ve Türkiye savaşı gibi gözüküyor.

Irak’ta siyasi gelişmeler doğrultusunda her zaman olduğu gibi fatura yine Türkmenlere kesiliyor. Gerilim tırmanıyor, kaçırma olayları, IŞİD ve diğer terör örgütleri, suikastlar ve toplu katliamlar bitmek tükenmek bilmiyor.

Bin yıllık Türk çimentosuyla ılımlı, uyumlu ve hoşgörülü bir şekilde yaşayan Ortadoğu’nun artık bu çimentoyu ortadan kaldırarak, ufalanması isteniyor.

14-17 Temmuz 1959 tarihinde gerçekleşen ve tarihe bir kara leke olarak kazınan “Kerkük Katliamı” 60. Yılında hale güncelliğini korumaktadır. Bu katliamın katilleri idama olmalarına rağmen Türkmen halkının vicdanında şimdiye değin unutulmamıştır.

Allah yâr ve yardımcımız olsun, Tanrı Türkü ve Türkiye’mizi ve Türk dünyasını korusun!..

 

 

 

 

Print Friendly, PDF & Email
Dr. Şemsettin Küzeci

Hakkında Dr. Şemsettin Küzeci

Araştırmacı, Eğitimci, Gazeteci, Şair, Yazar Şemsettin Küzeci; Kerkük’te doğdu. Musul Üniversitesi’nden bitirdi. 5 Yıl Kerkük’te lise öğretmenliği yaptı. Kerkük Televizyonu, Bağdat Türkmence Radyosunda Gençlik ve Spor programları hazırlayıp sundu. Yazılarını Bağdat’ta Türkçe yayınlanan Yurt gazetesi, Kardeşlik ve Birlik Sesi dergilerinde yayınladı. Irak’taki siyasi nedenlerden dolayı 1996’da Türkiye’ye yerleşti. 1999 yılında Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilciliğinde Basın Yayın ve Enformasyon Şube Müdürü olarak çalıştı. Kerkük gazetesi'nin Türkiye temsilciliği ve Türkmeneli TV’de Muhabir, Programcılığı ve Haber Müdürlüğü yaptı. 2007 yılında Irak Basın Tarihi üzerine G.Ü. İletişim Fakültesi Radyo TV ve Sinema bölümünden yüksel lisans ve 2009 yılında Hollanda'da Global Lahey Üniversitesinde Irak Televizyonları üzerine doktorasını yaptı. Türkmeneli Kültür Merkezi'nde Basın ve Kültür Müşaviridir.

• Irak Gazeteciler Cemiyeti Üyesi. Irak
• Irak, Türkiye, Azerbaycan, Arap ve Avrasya Yazarlar Birliği üyesi
•İLESAM Üyesi. Ankara -Türkiye
• Dünya Genç Türk Yazarlar Birliği Başkan Yardımcısı, (Azerbaycan)
• Irak Türkmen Edebiyatçılar Birliği Uluslararası Koordinatörü,
• Işık Edebiyatçılar Grubunun Başkanı. (Kerkük)
• Türk Dünyası Genç İletişimciler Birliği Kurucu Genel Başkanı.
• Dünya Türk Gençleri Birliği Genel Başkan Yardımcısı. (Azerbaycan)
• Kerkük Kültür Derneği Kurucu Genel Başkanı, (Ankara- Irak)
• Irak Türkmen Basın Konseyi Genel Sekreteri, (Ankara-Irak)
• Dünya Gazeteciler Federasyonu. Kurucu üyesi (Genel Sekreter)
• Irak Türkmen Gazeteciler Cemiyeti Kurucu Başkanı.
•Irak Türkmen Gazeteciler Cemiyeti Kurucu Genel Başkanı.
• Dünya İletişimciler Derneği. Kurucusu ev Genel Başkanı. Ankara

Türkiye ve Türk dünyasında Irak Türklerini uluslarara¬sı konferans, bilgi şöleni ve toplantılarda temsil etti. 200’e yakın hiz¬met, takdir, teşekkür, onur belgesi, plaket ve ödül almıştır. 2006’da; Irak, Azerbaycan ve Türkiye ile ilgili yapmış olduğu ilmî ve edebî çalışmalarından dolayı, VEKTOR Uluslararası İlim Merkezi tarafından kendisi¬ne Fahrî Doktora Payesi verildi. Basılmış 33 adet kitabı bulunmaktadır.

Bütün Yazıları Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir