Kerkük Havaalanı’nın Açılışı, Ekonomik ve Politik Yansımaları

 İbrahim Demirel

Kerkük Havaalanı’nın İnşası

Elimizdeki kayaklar,  Kerkük Havaalanı’ndan ilk uçuşun 07.01.1958’de gerçekleştiğini göstermektedir. Bu, havaalanın bu tarihten birkaç sene önce muhtemelen 1954-1955 yılında inşa edildiğini göstermektedir.  Başlangıçta sivil bir havaalanı olarak inşa edilse de özellikle 1980’de başlayan ve 1988’de sona eren El-kadisiye Savaşı’nda askerî üs olarak kullanılmıştır. Baas Partisi iktidarı 2003’te yıkılana kadar Kerkük Havaalanı askerî üs mahiyetini korumuştur. Nitekim 2003’te Irak’ı işgal eden Amerikalılar, Irak’tan çekilene (2011) kadar burayı askerî üs olarak kullanmışlardır. 2018 yılında ise aşağıda değineceğimiz bazı siyasî gelişmelere müteakip merkezî hükümet, Kerkük Askerî Havaalanı’nı sivil havaalanına dönüştüreceğini beyan etmiştir. Demek ki Kerkük Havaalanı’nın 1950’lilerde kraliyet döneminde inşa edildiğini ve 3 çeyrek asır kadar ömrü olduğu anlaşılmaktadır.

Neden 16 Ekim

Kerkük Havaalanı 16 Ekim 2022 tarihinde Irak Hava Yolları’nın gerçekleştirdiği bir uçuşla resmî olarak hizmete açılmıştır. Bağdat Havaalanı’ndan kalkan ve Kerkük Havaalanı’na inen uçakta ulaştırma ve maliye bakanına,  Kerkük valisinin yanında birkaç mahalli yetkili eşlik etmiştir. Resmî açılış törenine Kerkük valiliği basın mensupları dışında ne ulusal ne de uluslararası basın mensupları davet edilmiştir. Kerkük Havaalanı’nın açılışı bir nevi gizlilik içerisinde yürütüldüğü söylenebilir. Nitekim Kerkük vali yardımcısı havaalanının açılışı ile ilgili “sürpriz ve tesadüf” ifadesini kullanmıştır.

Öte yandan Kerkük Havaalanı’nın açılışı için seçilen 16 Ekim tarihî manidar olmuştur. Nitekim 16 Ekim 2017 tarihinde Peşmerge ve bazı Kürt partileri Kerkük’ten çıkarak idareyi merkezî hükümete bağlı güçlere bırakmak zorunda kalmıştır. İlaveten açılış törenine Türkmen ve Arap yetkilileri dışında Kürt yetkililerinin katılmaması/davet edilmemesi politik olarak Kerkük’ü referandumla yarı müstakil Kürt bölgesine bağlamaya çalışanlara bir cevap niteliğinde olduğu düşünülebilir.

Ekonomik Getirisi

Kerkük, nüfus bakımından Bağdat, Musul ve Basra’dan sonra Irak’ın 4. Büyük şehirdir. Coğrafî olarak Kerkük, kuzey ile güneyi birbirine bağlayan stratejik bir konuma sahiptir. Ayrıca petrol denildiği zaman hem kalitesi hem de yüzeye yakınlığı bakımından akla Kerkük petrolü gelir. Nitekim Kerkük’teki petrol 450 ile 900 metre bir derinlikle yüzeyden uzaktır. Bu da çıkarılma maliyetinin düşük olduğu anlamına gelir. Ayrıca Irak, petrol ihracatının %12’sini Kerkük’ten karşılar. Bu da günlük olarak 750 bin ile bir milyon arasındaki varile tekabül eder.

Havaalanın açılması başta Türkiye ve komşu ülkelerdeki yatırımcıların Kerkük’e ulaşımını kolaylaştıracaktır. Nitekim Irak’ın 4. Büyük şehri olmasına rağmen bugüne kadar Kerkük’e olan ulaşım Erbil, Süleymaniye ve Bağdat üzerinden yapılmıştır. Bu da yatırımcıların ulaşım maliyetini artırmanın yanında birtakım siyasî sorunlara da sebebiyet vermiştir.

Bunula birlikte Türk Hava Yolları’nın Kerkük’e sefer başlatması, yakın çevre illerdeki (Musul, Tiktir ve Diyale vb.) insanların Kerkük üzerinden Türkiye’ye buradan da dünyaya ulaşımı sağlanacaktır. Bu aynı zamanda Kerkük’te bir hareketliliği meydana getirmenin yanında, otelcilik ve dolayısıyla turizm sektörünün gelişimine de katkı sağlayacaktır.

Politik Olarak Kerkük Havaalanı’nın Açılışı

2003 sonrası dönemden itibaren Kerkük, Musul, Tikrit, Diyale ve çevre illerden turizm, sağlık, ticaret ve muhtelif sebeplerle çeşitli ülkelere gitmek isteyen insanlar özellikle yakınlığını ve ekonomik uçuşların olması hasebiyle Erbil Havaalanı’nı tercih etmiştir. Erbil’den uçuş gerçekleştirenler arasında çeşitli parti ve etnik kökene mensup siyasetçi, aktivist ve işadamı vardır. Söz konusu bu kitle kimi zaman Bölgesel Kürt Yönetimiyle politik olarak ters düşmektedir. Dolayısıyla tüm bu insanların Erbil Havaalanı’nı tercih etmesi durumu aynı zamanda kişisel verilerinin de bölgesel yönetim tarafından arşivleneceğini bilmektedir. Bu durum da söz konusu kişilerde ve özellikle siyasetçilerde korkuya ve paniğe neden olmaktadır. Dolayısıyla mezkûr kitle demeçlerini yerel yönetime karşı yumuşatmakta veya Bağdat üzerinden uçuşlarını yapmaktadırlar. Bunun yanında Erbil üzerinden seyahat etmek isteyen ve Kürt etnisiteye mensup olmayan Türkmen ve Arap etnik kökenliler için Erbil kontrol noktasında değişik uygulamalar yapılmaktadır.

Örneğin Arap etnik kökene mensup ve Irak’ın kuzeyine muhtelif sebeplerle (turizm, sağlık, seyahat vb.) gitmek isteyen birinin kısa süreliğine olsa bile cüzi bir ücret karşılığında (bu ücret 2 ile 5 dolar arasında değişmektedir.)  oturum izni çıkarması zorunludur. Aynı zamanda süreli (7 ile 15 gün arasında değişmektedir) oturum izni için kişi, tüm bilgilerini kontrol noktasındaki görevlilere ibraz etmek mecburiyetindedir. Bunun dışında Türkmenlere yönelik uygulanan çağ dışı ve absürt bir uygulama mevcuttur. Türkmen olduğunu söyleyen birinin Erbil’in girişinde bulunan kontrol noktasındaki görevli “meyve, sebze veya uzuv isimlerini Türkmence/Türkçe söyleyerek, Türkmen vatandaşından bunu/bunları Kürtçe cevaplandırmasını” istemektedir. Türkmen vatandaşının güvenlik görevlisine verdiği cevaba göre ya geçişine izin verilmekte veyahut süreli oturum izni çıkarılması talep edilmektedir. Dolayısıyla Kürtçe bilen Türkmenlerin Erbil’e geçişine izin verilmesiyle birlikte, Kürtçe bilmeyen Türkmenler ise Araplara yapılan muameleye maruz kalmaktadır. Kerkük Havaalanı’nın açılışı ile yıllardan beri süregelen insanlık dışı bu uygulamalara artık Arap ve Türkmenlerin maruz kalmayacağı aşikârdır. Nitekim havaalanının açılış töreninde sadece Türkmen ve Arap yetkililerinin bulunması bu durumu bizlere göstermektedir. Sonuç olarak Kerkük Havaalanı istisnasız olarak tüm Kerküklülere ve dolayısıyla Irak vatandaşlarına hizmet verecektir.